Sait Faik’in Burgazada’da hâlâ yaşayan bir evi var. Alemdağ’da Var Bir Yılan’ıyla hem anlatının yönünü değiştiren hem İkinci Yeni’ye ilham olan Sait Faik’in. Proust’u, Baudelaire’i, Gide’i kendi dillerinden okuyan büyük öykücünün. Masasının üstündeki kendi öykü kitabı Mahalle Kahvesi’nin Varlık Yayınları baskısından bir tane de benim kitaplığımda olduğuna ayrı, aynı yazarlara olan tutkumuza ayrı, her şeyinden bahsedilir de hiç söylenmez konuşulmaz yanımıza ayrı memnun olarak ayrıldım Sait Faik köşkünden.

Bahadır Baruter • Beyoğlu İstiklal Caddesi • Şubat 2004

Bahadır Baruter • Beyoğlu İstiklal Caddesi • Şubat 2004

Anonymous said: epik bana mutlu sonla biten kitaplar önerebilir misin? hep karamsar kitaplar okumaktan bıktım. Yardım edersen çok sevinirim.

Necati Tosuner’den Bir Tutkunun Dile Getirilme Biçimi. Kesinlikle umut verecektir; bana öyle olmuştu en azından. İyi okumalar şimdiden.

Çünkü İzlanda.

Çünkü İzlanda.

Melida Tüzünoğlu size ‘müthiş bir kitap’ hazırlamış. Ama kitabı bitirdiğinizde kitaba başladığınız kişi olmayabileceğiniz uyarısını yapmayı borç bilirim.

Melida Tüzünoğlu size ‘müthiş bir kitap’ hazırlamış. Ama kitabı bitirdiğinizde kitaba başladığınız kişi olmayabileceğiniz uyarısını yapmayı borç bilirim.

Lviv’de bizden önceki proje sanatçıların eşit haklar için duvar resmi yapmasıydı. Biz gittiğimizde hala orada olan ve sabah ayrılacak Ermeni ekip ile tanıştık ve o gece gelecek olan Azeri ekibi dört gözle bekledi Ermeniler. İki ülke arasında hem soğuk hem sıcak savaş devam ediyordu. Hatta aynı hafta içinde Azerbaycan-Ermenistan sınırında iki taraftan da askerlerin öldüğü bir çatışma olduğu haberini aldık. Bu iki ülkenin gençleri o gece aynı masada oturdu ve içtiler ve güldüler ve şarkılar söylediler. Oysa birbirlerinin ülkesine girmeleri yasak. 
Bu duvar ölmeden önce yapmak istediklerimizi yazmamız için bizden önceki ekip tarafından bize bırakılmıştı. İtalyalı Dario şöyle yazdı duvara: ölmeden önce, geriye dönüp baktığımda gülümsemek istiyorum. Bir diğer dilek ise şöyle: gözlerinde barışı görmek istiyorum.

Lviv’de bizden önceki proje sanatçıların eşit haklar için duvar resmi yapmasıydı. Biz gittiğimizde hala orada olan ve sabah ayrılacak Ermeni ekip ile tanıştık ve o gece gelecek olan Azeri ekibi dört gözle bekledi Ermeniler. İki ülke arasında hem soğuk hem sıcak savaş devam ediyordu. Hatta aynı hafta içinde Azerbaycan-Ermenistan sınırında iki taraftan da askerlerin öldüğü bir çatışma olduğu haberini aldık. Bu iki ülkenin gençleri o gece aynı masada oturdu ve içtiler ve güldüler ve şarkılar söylediler. Oysa birbirlerinin ülkesine girmeleri yasak.
Bu duvar ölmeden önce yapmak istediklerimizi yazmamız için bizden önceki ekip tarafından bize bırakılmıştı. İtalyalı Dario şöyle yazdı duvara: ölmeden önce, geriye dönüp baktığımda gülümsemek istiyorum. Bir diğer dilek ise şöyle: gözlerinde barışı görmek istiyorum.

Bir bibliyofil için en güzel hediyelerden biri de Robinson Crusoe’dan gelen hediye çeki olsa gerek! Orijinal Rulo-Yolda, Sartre illüstrasyonlu defter, karton kutunun tadını çıkaran Edie. Teşekkürler canım Özge.

Bir bibliyofil için en güzel hediyelerden biri de Robinson Crusoe’dan gelen hediye çeki olsa gerek! Orijinal Rulo-Yolda, Sartre illüstrasyonlu defter, karton kutunun tadını çıkaran Edie. Teşekkürler canım Özge.

Tuncer Erdem, üçüncü öykü kitabı Bak, Gene O Şey’le yine öykülere desenler çiziyor. Gece Kitabıile Bilge Karasu’nun Gece’sinin başlangıç bölümlerini resimleyerek güç ama bir o kadar da deneysel bir çabaya girişen Erdem, her öykünün aslında bir resim olduğu düşüncesini bir kez daha göstermişti.
Radikal Kitap’ta yayınlanan yazımın devamı için tık tık.

Tuncer Erdem, üçüncü öykü kitabı Bak, Gene O Şey’le yine öykülere desenler çiziyor. Gece Kitabıile Bilge Karasu’nun Gece’sinin başlangıç bölümlerini resimleyerek güç ama bir o kadar da deneysel bir çabaya girişen Erdem, her öykünün aslında bir resim olduğu düşüncesini bir kez daha göstermişti.

Radikal Kitap’ta yayınlanan yazımın devamı için tık tık.

Bir hocamız onun metinleri için “Bilge Karasu’da zemin kaygandır,” derdi. Her ne kadar kaygan zeminlerinde düşüp dursak, kendimizi yaralasak da Karasu’nun bir dil dehası olduğu su götürmez bir gerçek.

Bir hocamız onun metinleri için “Bilge Karasu’da zemin kaygandır,” derdi. Her ne kadar kaygan zeminlerinde düşüp dursak, kendimizi yaralasak da Karasu’nun bir dil dehası olduğu su götürmez bir gerçek.

Sonun Geldi Sevgilim’de Devrim’in babası için söylediklerinin altına imza atacak bir sürü insan tanıyorum.

Her kedi biraz kitapkurdu.

Her kedi biraz kitapkurdu.

Emrah Serbes’ten deliduman bugün raflarda, kitap hakkındaki yazım TimeOut İstanbul temmuz sayısında. #deliduman

Emrah Serbes’ten deliduman bugün raflarda, kitap hakkındaki yazım TimeOut İstanbul temmuz sayısında. #deliduman

Bu roman, Mayıs 2008’de, Asahi dahil birçok Japon gazetesinde haber olarak yayınlanmış gerçek bir olaya dayanmaktadır. (Eric Faye-Nagazaki)

Bu roman, Mayıs 2008’de, Asahi dahil birçok Japon gazetesinde haber olarak yayınlanmış gerçek bir olaya dayanmaktadır. (Eric Faye-Nagazaki)